BİR KİTAP ÇOK ŞEY 3

 Narziss ve Goldmund / Hermann Hesse 

Hermann Hesse insanın ruhunu sanki avuçlarında tutuyormuşçasına net tarif edenilen bir kaleme sahip. Onun yazdıkları arasında dolaşırken bir anda kendinizi bulabilir, içinizin en derinlerinde var olan ama daha önce var olduğundan haberdar dahi olmadığınız birçok şeyi  fark edebilirsiniz. Kitaplarının genelinde -okuduklarımdan yola çıkıyorum- karekterler bir arayış içindedir. İstersek buna huzur arayışı, istersek mutluluk arayışı diyelim. Nasıl isimlendirirsek isimlendirelim hiç bitmeyen hep var olan bir arayışı görürüz. Narziss ve Goldmund kitabında bu arayışı “kendini gerçekleştirmek” şeklinde görmekteyiz. Manastırda eğitim gören Goldmund, dostu Narziss’in kendinde uyandırdığı bir hisle dünyayı dolaşmaya başlar. O artık göçebe bir yaşam sürmektedir, dünya ayaklarının altında uzanmakta, kendisini çağırmaktadır. Narziss’in  temsil ettiği ussun tam zıttı olan hazlarıyla duygularıyla var olan Goldmund ordan oraya sürüklenir, insanları gözlemler. Kimi zaman mutlu olur, kimi zaman da derin acılarla boğuşur. Ölümle karşılaşır, ölümün mütemadiyen hüküm sürdüğü topraklarda yol alır, yoluna devam eder yaşar ama yok oluştan korkar. Her şeyin bir sonunun olduğu bu dünyada kendinden geriye bir iz kalsın ister. Gördükleri, hissettikleri kendisiyle yok olmasın, ölümünden sonra da var olsun ister. Tanrı’yı sorgular, düşünür durur Tanrıyı. Tanrı varsa bunca acı neden var dercesine düşünür. Hermann Hesse kitabın bu noktalarına birtakım felsefi kesitler yaymış. Goldmundun zihniyle felsefenin hep sorduğu soruları soruyor ve irdeliyor. 

  Goldmund’un yolculuğunu izlediğimiz bu kitapta en belirgin olarak hissedilen şey zıtlıkların birbiriyle iç içe geçişi. Us olmadan hissin ne anlamı var ki! Hem insan ussu da hissi de içinde bir yerlerde yan yana taşımaz mı ? İçimizde savaşıp duran zıtlıklardır bizi var eden. Arayıştır hayat! 

  Kitabı okudukça, Goldmund’u tanıdıkça insanı en saf haliyle, takısız tamlamasız haliyle göreceksiniz. Keyifli okumalar, keyifli arayışlar. 


▪️Mutluluk denen şey nasıl da hemen bir yol kenarında karşısına çıkıveriyordu insanın. Ne kadar güzel ve hoş, ne kadar da geçiciydi! 


▪️Bir huzur var evet ; ama içimizde sürekli yaşayıp bizden hiç ayrılmayan bir huzur değil bu. Ancak tek bir huzur var ki onun da boyuna yeni savaşımlarla ele geçirilmesi, her gün yeniden savaşılarak kazanılması gerekiyor. 


▪️Zaten herkesi ve her şeyi bekleyen sondu bu, bir anda yeşerip çiçeklenme, ardından çarçabuk sararıp solma, derken üzerlerine yağan karın altında gömülüp gitme.


▪️Bana göre uyanık kişi, usunun ve bilincinin yardımıyla kendini, kendi öz varlığının en derin köşelerinde saklı, usdışı güçleri, içgüdüleri ve güçsüzlükleri tanır ve bunlarla nasıl başa çıkacağını bilir. 


Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

Uzun zaman sonra

13 Ekim 2020 / 19.45

25 Mart 2021 / 01.24