25.04.2020 | 01.10



Hayattan öğrendiğim bir şey varsa o da hayatın her defasında sürekli bana bir şeyler öğrettiği. Hayat dedim diye de çok garip gelmesin size geçip giden günlerin bizde kalan yansımaları işte bize bir şeyler öğretip duran. Her neyse isimlendirme çabasını boş verelim. Sonuç olarak bir kaç parça acı falan yaşayınca filozof kesiliyoruz, bak ben şunu öğrendim diyoruz . O öğrendim dediğimiz şeyse her gün bir parça değişiyor, gelişiyor, cam kırıkları gibi yüreğine batıp duruyor. Ta ki sen onu azat edene kadar. Yüreğindeki kavga bitinceye kadar. İşte o zaman daha önce öğrendim diye zırvaladığın şeylerin önemi kalmıyor ve yaraların yavaş yavaş iyileşiyor. Cümlelerim çok karıştı farkındayım. Belki düzenlerim sonra ya da böyle kalır. Bilemiyorum. Anlatmak istediğim şeyi ifadede biraz uğraşmam gerek sanırım. Mevzuya dönelim neyse. Bazen içindeki bir parçayı söküp atman gerekir. Kimi parçalar için mücadele etmeli onları asla yüreğinden çıkarmamalısın, kimilerini de ne kadar erken bırakırsan okyanusa o kadar iyi. O kimilerinin hangisi olduğunu seçmekse çok zor. İşte her geçen gün öğrendiğimiz şey de sanırım bu . Benliğinden koparıp attıkların iyileştirir seni. Bıraktığın anda toparlanmaya başlarsın. Kendi elinde olmadığını sandığın belki de  hatalı olduğun ama sonuç olarak sana zarar veren şeyi terkettiğin zaman iyileşirsin. O parçan okyanusu dolaşıp sana geliyorsa senindir zaten. Hobaaaa dönerse senindir edebiyatı yapma Galibra dedin duydum. Dönerse senindir değil bu önce beni bir dinle. Zaten senin parçandı, sen kesip attın onu, acı veriyordu, eğer hala sana huzur verebilecekse seni bulur zaten. Bunu anlatmak istiyorum işte. İtirazı kes ve dinle lütfen. Kesilen parça mı, o ne, dedin duydum. Beyhude bir çabayla açıklamaya uğraşayım bekle. Bundan bilmem ne kadar zaman önce bir dostumu öldürmüştüm yüreğimde. İlk cinayetimdi. O kadar yaralamıştı ki beni ilk orda büyüdüm ben. Hayat büyüyünce hiç güzel değilmiş ilk orda anladım ben. Olması gerekiyormuş ki oldu.  Elleri kansız çıkamazdım bu dünyadan belki de ondandır. Biliyor musun Galibra katili olduğum o dost şu an sıcacık hala yüreğimde. Tabiki de tam anlamıyla eskisi gibi değil beklentiler daha az ama verdiği huzur şimdi daha kıymetli. İnsan bir kere katil olunca hayatı daha zor oluyor normal olarak. İşte o zaman bir dostun ne olduğunu anlıyor. Lafı zırvaladım durdum ama umarım anlatabilmişimdir. Kendimden bir şey falan bulursun bekli de ey okur. Hahahahaha . Söylesene sen hiç katil oldun mu ? Ben oldum o dosttan sonra 2 kez daha katil oldum. Dur dur bir de şu mesele var 3 kere katil oldum. Biri toplu katliamdı hala üzerinde çalışıyorum tam başaramadım onu neyse şimdilik beklesin o mevzu. Şu an başarılı cinayetlerimi anlatıyorum. 2 insanı daha öldürdüm yüreğimde. O parçalardan biri büyüttü beni, öyle bir büyüttü ki hem de, gidişi büyüttü hayata hazırladı aslında, en sarsıcı deprem onun gidişiydi. Sanki yüreğim bir daha atmayacak gibi. Ama anladım ki azat edince iyileşiyorsun. Geçti o fasıl. O zaman neden yazıyorum? Sanırım o diğer katili olduğum parçam vicdanımı sızlatıyor ama Galibra dermanım yok kusura bakma.  Elimden bir şey gelmez ya bir parça ya bir beden boğulacak okyanusta. Çok abartttın dedin tamam kabul bu sefer. Abarttım ama ben böyleyim işte sevgiyi de nefreti de kalp kırıklığını da son raddede yaşıyorum. Son dediğini de kabul ediyorum. Okuyan hiç bir okur ne demek istediğimi anlamayacak. Beni bir sen anlarsın Galibra. Dur ama bir saniye sonuca bağlayalım, belki tam olarak şu kelimelere kadar gelen vardır. Çok sıkıldım içimdekileri kelimelerle sınırlamaya çalışıp başarısız olmaktan ama bir kere daha deneyelim bakalım. Hayat dediğimiz o saçma şey sürekli bir şey öğretiyor çünkü kendisi çok acayip. Öğrendiğim o şeylerden biri de işte; insan bazen yüreğinin bir kısmını kesip kanını akıtmalı, o kestiği parçayı fırlatıp atmalı. Çünkü katil olmamız mecburi . Ben uydurdum diye mecburi belki de neyse bunu sonra düşünürüz. Sonuç denize atlamadan yüzmeyi öğrenemezsin. Evet bu kadar saçmalık yeter. Ruh dediğimiz şeyin zırvalıkları uykusuzluktan belki de.  Gidip uyumaya çalışalım. Burda kalsın bu yazılanlar da ilk okumayı kimseye yaptırtmadan. Öldürdüm dedim ya Galibra olmaz o. Of tamam saçmalama da uyumaya çalış diyorsun kabul. İyi geceler. 

Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

Uzun zaman sonra

13 Ekim 2020 / 19.45

25 Mart 2021 / 01.24