Kayıtlar

Mayıs, 2020 tarihine ait yayınlar gösteriliyor

25.04.2020 | 01.10

Hayattan öğrendiğim bir şey varsa o da hayatın her defasında sürekli bana bir şeyler öğrettiği. Hayat dedim diye de çok garip gelmesin size geçip giden günlerin bizde kalan yansımaları işte bize bir şeyler öğretip duran. Her neyse isimlendirme çabasını boş verelim. Sonuç olarak bir kaç parça acı falan yaşayınca filozof kesiliyoruz, bak ben şunu öğrendim diyoruz . O öğrendim dediğimiz şeyse her gün bir parça değişiyor, gelişiyor, cam kırıkları gibi yüreğine batıp duruyor. Ta ki sen onu azat edene kadar. Yüreğindeki kavga bitinceye kadar. İşte o zaman daha önce öğrendim diye zırvaladığın şeylerin önemi kalmıyor ve yaraların yavaş yavaş iyileşiyor. Cümlelerim çok karıştı farkındayım. Belki düzenlerim sonra ya da böyle kalır. Bilemiyorum. Anlatmak istediğim şeyi ifadede biraz uğraşmam gerek sanırım. Mevzuya dönelim neyse. Bazen içindeki bir parçayı söküp atman gerekir. Kimi parçalar için mücadele etmeli onları asla yüreğinden çıkarmamalısın, kimilerini de ne kadar erken bırakırsan okya...

21.04.2020 | 13.21

Yalnızca anlaşılmak istiyordum onu da yanlış anladılar. Şimdi ben kuzey yıldızını uzaktan hafifçe seçebildiğim köşemde korkuyorum bunca zalimlikten, bir daha kendimi bırakmaktan gökyüzüne. Asla dememeliymiş insan zira ilk darbeyi asla dediği noktadan alıyormuş. Sessizce bunları düşünüyor ve daha da rayından çıkan hayatımı devam ettirmek için sebep arıyorum belki de hiç bulamayacağım o sebebi. Kendimi avutuyorum bahtıma düşen anlaşılamamak ve beraberinde gelen yalnızlık diyerek. Bu dünyada ait olduğum bir yaşam olsa hissederdim değil mi, demek ki yok! Ve ben yine hayal alemine dalmışım. Belki de insan olmamdır buna sebep, ölmeye cesareti olmayan ölümün her şeyi güzel kılacağını düşünen onlarca insandan biriyimdir.    Belki de hiç bir ayırt edici özelliğim yoktur asırlarca yaşayanlardan. Usulca haykırıyorum bunları kendime! Hangisini kabul ettim hangisini kabul etmedim bilmiyorum. Yüreğim akşamdan kalma, cam kırıkları batırıyorlar en derinine sanki. İfadeye mecalim yok ruhum...